
|
Çürütme, Yozlaştırma, Asimilasyon ve Yabancılaştırma Politikalarına Karşı Ortak İş Yapma Kültürü Nasıl Geliştirilir. |
||
|
8. Koordinasyon - 7 Ekim 2007 |
||
|
|
Forum Başlığı: Çürütme, Yozlaştırma, Asimilasyon ve yabancılaştırma Politikalarına karşı ortak iş yapma kültürü nasıl geliştirilir. Katılımcılar (İsim ve Kurum): 1.Güneşin Sofrası Kooperatifi 2.Güney Kültür Merkezi, Sanat Cephesi 3.Kondularda Yaşam Kooperatifi 4. Bekiranlılar Derneği 5. Deniz Kültür Sanat Evi 6.Bilge Kültür Merkezi 7. Konfeksiyon İşçileri Bülteni 8. Başka Kültür Evi 9. 78’liler ADA-Der 10. Anadoluda Yaşam Kooperatifi 11. Özgür Yaşam Kooperatifi Katılımcıların Sunumları: 1 Sanat Cephesi: Çürütme Yozlaştırma Asimilasyon ve yabancılaştırma, sistemin devamı için örgütlü olarak yürütülen çalışmalardır. İktidarın kurumları eşgüdüm içinde hareket ediyor. Bu politikalar kapitalist anarşinin sömürücü karakterinden kaynaklanıyor. Birlikte iş yapma kültürünün geliştirilmesiyle bu sorun aşılabilir. Burjuvazi muazzam araçlarıyla bu politikaları işletiyor, biz de bu konuda zaaf gösteriyoruz. Solda yanlış bir anlayış var; benim olsun küçük olsun anlayışı. Böylece de aynı mahallede açılmış çok fazla sayıda kültür merkezi görüyoruz, birbirinden habersiz, irtibatsız. Peki ne yapacağız bu gerici kültürle hesaplaşmak için? Burjuva kültürünün yarattığı tahribatla hesaplaşmak şart. Bir zamanlar şiir yazanlar komünist sayılırdı, şimdi bu duruma geldik. Sanatta egemen sınıfın oldu. Burjuva aydınlarına tapar duruma geldik. Kendi sanatımızı kendi kültürümüzü oluşturmamız gerek. Birlikte iş yapmanın kavranamamasından dolayı sürekli güç kaybettik. Bunu tekrar kazanmak için burjuva ideolojisinden kopmamız gerek. Bu konuda kültür sanat çalışması yapan kurumlara çok sorumluluk düşüyor. Yürüttüğümüz çalışmaları ortaklaştırarak, olanaklarımızı paylaştırarak, birlikte iş yaparak bu sorunu aşmamız mümkün. Burjuva kültürü karşısında ilerleme sağlayabiliriz. Bu ihtiyacı bugün hayat bize dayatıyor. Sanat ve estetik sınıflar savaşımının bir yanıdır. Devrimci insanlar da dünyayı bütünlüklü algılar. 2. Güney Kültür Merkezi: Bugün emperyalizmin barbar kültürü dünya halklarına da yansımakta. Burjuvazinin amaçları arasında dünya halklarının kültürel yanlarını da baskı altına almak var. Kültür bir toplumun yaşam tarzıdır. Bunu bütünüyle ele almak gerekiyor. Burjuvazinin sanat anlayışının alternatifi ne olmalıdır. Sovyetlerin sanatını, Çin Kültür devrimini ele almak gerek. Sovyetler sinemasıyla, tiyatrosuyla, şiiriyle edebiyatıyla parmakla gösterilecek kadar başarılıydı. Bugün ülkemizde sosyalist kültürü ne kadar geliştirdik, buna bakmalıyız. Bu noktada bu kurumlarda çalışanlar birinci derecede sorumludur. Sanat Cephesi konuşmasında bir çok şeyi eleştirdi, haklı eleştirilerdir de ancak biz önce kendimi eleştirmek durumundayız. Biz proleter sanatı geliştirmeye çalışıyoruz, bunu halka taşımaya çalışıyoruz. Bunu yapamazsak sürekliliğini sağlayamayız. Burjuvazinin kültürü hayatımızın her alanına girdi, çocuklarımız TV karşısından ayrılmıyor. Ancak bunun alternatifi var. Biz bu kurumlar, kurumlarda çalışanlar birbirimizi sevmeliyiz. Birlikte çalışmanın olanaklarını yaratmalıyız. Geçmişin çok kez muhasebesini yapıyoruz, bugün için verilecek muhasebe çok daha kötüdür. Birbirimize karşı önyargılı bakışlarımızı ortadan kaldırmalıyız, bunu yapamazsak da kendimizi bitiririz. 3.Bilge Kültür Kooperatifi: böyle bir toplantının olmasını sevindirici bir gelişme olarak görüyoruz ve önemsiyoruz. 15-16 Haziran bizim burjuvaziye vurduğumuz bir darbeydi. Burjuvazi bunun hıncını 12 Martta almaya kalktı başaramadı, ancak 12 Eylülde başardı. O zamanlar kültür merkezleri yoktu. Biz bu kültürü yansıtıyorduk. 12 Eylül gençliğimizi, kadınlarımızı, halkımızı, devrimcilerimizi kirletti. Biz yeniden o devrimci mevzileri kazanmalı ve kendi kültürümüzü yaratmalıyız. Kültür devrimle olmaz, yaşamla olur. Bizim bu çalışmaları yürüten kurumlar olarak birbirimizden çok farkımız yok, hatta birbirimizle örtüşen yanımız çok. Aramıza bu duvarları biz ördük. Şimdi bu sorunu aşmada hepimize sorumluluk düşüyor. Sanat sadece burjuvazi için değil, kendi kültürümüze sahip çıkmalıyız. 4. Bekiranlılar Derneği: asimilasyon politikaları; Kürtler’in güç kaybettirmek için uygulandı. köyler boşaltıldı, Kürtler kendi kültürlerinden uzaklaştırıldılar. Sanattan ve kendi kültüründen uzak kalan halkımız, İstanbul’da iş koşullarlından kaynaklı da bu olanağı bulamıyorlar. Biz de bu sorunlara çözü bulabilmek için Bekiranlılar Derneği’ni kurduk. Kurumlarla yapılacak ortak etkinlikleri önemsiyoruz. 5. Anadoluda Yaşam Ortağı: bence bu sorunun kaynağı sistem, özel mülkiyet. emperyalizm diliyle, kültürüyle giriyor sömürüye. Çünkü sistem buraları bozmadan kendi egemenliğini kuramaz. Biz bu soruna karşı mücadele etmeliyiz. 6.Kondularda Yaşam Kooperatifi: bu saldırıları maruz kalanlar metropollerde yaşayan, Kürtler, Aleviler ve işçi sınıfı. Bunlar aynı zamanda düzene muhalif olan dinamik kesimler.aynı zamanda devrimcilere de yüzünü dönmüş olan kesimler. Bu yüzden bu sorunun muhatabı sadece kültür sanat çalışması yapan kurumlar değil, bu kesimler içerisinde çalışan kurumlar. 7.Güneşin Sofrası Kooperatifi. Sanat Cephesinin sunumu yaşadığımız durumu özetliyor. Yozlaşmanın, çürümenin yaşamın her alanında hissedildiği bir durumdayız. Bu sorunun karşısında alternatif üretmeye çalışanların sorumlulukları fazladır. Biz insanları kucaklamadığımız için, bir anlamda bu yozluğa itilmelerine sebep oluyoruz. Söylediklerimizi içselleştirmediğimiz, kendi yaşamımıza sokamadığımız için bu durumdayız. Birbirimizle iletişimimiz azalıyor, yok oluyor. Düşünce tarzımızda bir yenilenmeye ihtiyacımız var. Felsefe çalışmaları yürütüyoruz, buradaki kurumları davet ediyoruz. Bireysel gelişme ve birlikte öğrenme çalışmaları yürüteceğiz, buna da yine katılabilecek kurumları davet ediyoruz. 8.Memik Horuz: Bizim kendimizi kalıplardan, ezbercilikten kurtarmamız gerek. İnsanız, insan olduğumuzu unutmadan, hayattan keyif almalıyız. Çünkü sosyalizm daha geri değil, daha ileri bir sistem. 9.Özgür Yaşam Ortağı: öncelikler bizim bu kavramları iyi tarif ederek tartışmamız gerektiğini düşünüyorum. Yamanlar’da bir kültür merkezi çalışması yürütmüştük. Kurum açılır açılmaz çürüme ve yozlaşmaya karşı bir mücadele başlattık. Kadın ticareti ve uyuşturucu gibi sorunlar vardı. Bunları mahalleliye teşhir ederek çalışma yapmayı önümüze koyduk. Ancak kurumumuzdan bazı arkadaşların, uyuşturucu kullananları dövmesi üzerine bu çalışmayı isteğimiz gibi devam ettiremedik. Hatta mahallelinin gözünde devrimciler ev bastı diye görüldü. Kitleler adına değil, kitleleri katarak çalışma yürütmek gerekti. 10. Deniz Kültür Sanat Evi : 80 sonrası bu sorun çok yoğun olarak hissediliyor. Biz de bu sorunu yaşadık. Uyuşturucu kullananları, kurumun tiyatro çalışmalarına kattık, vakitlerini buralarda geçirmelerini sağladık. Hatta birkaçının uyuşturucuyu bırakmasını sağladık. Bu anlamda olumlu bir deneyimimiz oldu. Sanat Cephesi bir kültür konferansı düşünüyormuş. Biz bunu çok olumlu buluruz, hatta kurumda değerlendirdikten sonra katılmak da isteriz. 11. Konfeksiyon İşçileri Bülteni Çalışanı: Yeni çözümler üretmek gerek diye düşünüyorum. Bu yüzden spor çalışmaları üzerinden ortak işler yürütülebilir diye düşünüyorum. 12. Demokrasi Kültür Evi :Bu sorun sistematik genel bir sorundur, bu sorunu en yoğun olarak Kürtler yaşıyor. Biz sorumluluk sahibiyiz, halkın bir adım önünden gitmeliyiz, kurumlar kendi anlayışlarını sorgulamalılar, ortak çözüm yolları üretilmeli. 13. İsmail Hardal: biz kendi sanatçılarımızı üretmeliyiz, ve onları sınıf hareketiyle kaynaştırmalıyız. Bunu yaparsak burjuvazinin kültür hegemonyasını yıkabiliriz. Bunun için bir kültür konferansı örgütleyelim. Eklenecek Notlar (Varsa Öneriler, Ortaya Çıkan İşbirlikleri vs.) Ortaklaşılan görüş ortak çalışmalar yürütmek gerektiği yönündeydi, bu acil bir ihtiyaç olarak belirlendi. Sanat cephesi; ortak bir kültür konferansı örgütlemeyi önerdi. Bu da katılan kurumlar tarafından olumlu olarak değerlendirildi. |