
|
Göçmen İşçiler ve Sorunları |
||
|
8. Koordinasyon - 13 Ekim 2007 |
||
|
|
Panel Başlığı: Göçmen İşçiler ve Sorunları Panelin İçeriği ve Amacı: Türkiye’deki ve belli ülkelerdeki göç oranları, göç edenlerin durumları ve karşılaştıkları sorunlar ele alınana başlıca konulardı. Panelistler : 1. Afrikalılar Kültür ve Dayanışma Derneği/ Mustafa Olpak 2. Süleyman İlyasoğlu/ Gazeteci 3. Göç-Der/ Hassari Yenice 4. Turgutlu Gündelikçi İşçiler Derneği Başkanı Panelistlerin Sunumları 1. Süleyman İlyasoğlu: Savaşlar, kıtlık, sürgün gibi pek çok nedenle göçlerin olduğunu biliyoruz ancak kapitalizmle bunun başka bir hal aldığını görüyoruz. Türkiye’de göç olgusu yeni değil: 60’larda Avrupa’nın işçi ihtiyacı çerçevesinde emperyalist ülkelerin değişik ülkelerden işçi talebi burda da hayata geçti. Avrupa’da en demokrat olduğunu söyleyenler bile ırkçı yaklaşıyorlar. Yasalar yapıcı , ilerici, demokrat değil. 77’den sonra göçler yoğunluğunu kaybetti.. Gidenler oraya entegre olmaya başladı ancak ne tam oralı olabildiler ne de bu topraklara geldiklerinde buradan olabildiler. Çoğunu Kürtlerin oluşturduğu siyasi ve ekonomik temelli büyük göç dalgaları başladı. Türkiye bir geçiş yolu olarak görülüyor, Avrupa’ya gitmek isteyenler, tacirlerini bulana kadar burda kalıyorlar; yasal olarak bir aylık bir süre tanınıyor ancak bu süre yetmiyor. Afganistan’dan, İran’dan, Moldovya’dan gelenler çoğunlukta. Şu an bir milyon civarında göçmenin kaçak çalıştığı tahmin ediliyor. Tabi bunlar her türlü sosyal haktan mahrumlar. 2. Göç-Der/ Hassari Yenice: Göç de bir afettir; sosyal, siyasal, psikolojik yönleri vardır. Türkiye’de zorla göç ettirilenler üzerinde duracağım.OHAL ile birlikte bölgeden uzaklaştırma, mezra ve köyleri boşaltma gibi pek çok uygulama geldi. Koruculuğu kabul etmeyen köyler zorla göç ettirildi. 90’lı yıllardan sonra 3.5 milyon kişi metropollere gelmek zorunda kaldı. Bunlar geldikleri yerlerin yapısını değiştirdiler. Buralarda karın tokluğuna çalışmaya başlayıp barınma ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştılar. Çocuklar su, mendil satmaya başladı; kadınlar dillerini bilmediği diyarlarda ciddi tramvalar geçirdi, sosyal yaşamdan tamamen koptu. Kürtler toplumsal bir yıkımla karşı karşıya geldi. Ucuz iş gücünü oluşturdular. Mevsimlik çalışmaya başlayıp pamuk, çay, fındık işçileri oldular. Bugün çocuklar ayda 100-150 ytl ye çalışıyor. Kürt kimliklerinden dolayı bu insanlar Sakarya’ya alınmıyorlar. 3. Afrikalılar Kültür ve Dayanışma Derneği/ Mustafa Olpak: Çok yeni bir derneğiz. Böylesi bir organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Biz resmi tarihin görmezden geldiği bir kesimiz. Osmanlı’da köle ticaretinin ne olup olmadığı konusunda kimse bir sey söylemedi, biz konuştuğumuz zamanda dinlemediler. Bunları tüm toplumla paylaşmak istiyoruz, bu sizleri de ilgilendiren bir seydir. Anadoulu halkının geçmişidir ama utanması gerekenler başkalarıdır. İlber Ortaylı benimle görüşmek istemedi çünkü düne kadar onların evinde hizmetçiydik. Yok olmaya yüz tutumuş kültürümüzü yaşatmak için kurulduk. Derneğimizi tanıtan bir takvim oluşturacağız. Tüm kurumların iletişim adreslerini istiyoruz ve destkelerinizi bekliyoruz. Köle tiacaretini anlatan kitaplarımızın ve derneğimizin tanıtımını yapmak için sizden yardım bekliyoruz. İnanıyoruz ki bundan sonra hep birlikte olacağız. 4. Turgutlu Gündelikçi İşçiler Derneği Başkanı: Biz ameleler çoğaldıkça pervasızlaşıyorlar. Kimin kaça çalıştırıldığı, ne yaptığı belli değil. Paralarını alamayanlar oluyor. Herhangi bir haktan yararlanabilmemiz için 50’nin üzerinde olmamız gerekiyor. İnsanca yaşama koşullarımız yok. Barakalarda kalıyoruz, iş güvencemiz yok. Üstü açık araçlarda taşınırken genç kızlarımız can veriyor. Biz tek başımıza bunlara karşı durmaya çalışırsak ne kaymakamlık bizi ciddiye alır ne belediye. Ancak buradaki kurumlarla hep birlikte olursak bizi görmezden gelemezler. Sorular-Görüşler 1. Özgür Yaşam: Turgutlu işçileriyle 7. Koordinasyon’da tanışmıştık. Bu işçilerin sağlık ile ilgili problemleri var. Çadırlar bataklık yanında. Çocukların öğrenim sorunu var çünkü 6 ay Urfa’dalarsa 6 ay Turgutlu’dalar. Bu sadece bu yerele özgü de değil. İki ayda 17 işçi öldü, açık araçla taşınırken. Bu konuyla ilgili bir rapor hazırlandı ve buna karşı bir imza kampanyası yürütülebilir. Bin umut vekilleriyle de bu meclise taşınabilir. 2. Çağrı Gazetesi: Afrikalılar bugün neler yaşıyor, güncel durum nedir? Önümüzdeki dönemde yapacağınız çalışmalar nelerdir? 3. Adana Emek Partisi’nde bir kişi: Çukurova’da Turgutlu işçilerinin karşılaştığı sorunların aynısı yaşanıyor ve buna karşı bir sendika kuruldu. 4. Konfeksiyon işçileri Bülteni: Yenibosna’daki göçmen Kürt işçileri içinde neler yaptığımızı anlatmaya çalışacağım. Kurumlarda bu arkadaşlarla toplantılar alıyoruz. İş ve yaşam koşulları zor. 15 kişi bir evde kalıyor, çamaşır sorunları oluyor. Bunların duyarlılıkları ulusal sorunla sınırlı. Sınıf bilinci çok yok ama devletin karşısındalar. Newrozlara yüz bin Kürt katılırken 1 Mayıslarda bunları göremiyoruz. Bu sosyal şoven yaklaşımlardan kaynaklı böyledir. Göçmen işçiler Kürt olduklarından dolayı ayrı bir ezilme içindeler. Buralarda sınıf temelli çalışmalarla yan yana gelmeliyiz. Biz buradaki işçi arkadaşları toplasak Göç-Der’in yapabileceği bir sey olur mu? 5. Çağrı Gazetesi: Esenyurt’ta kotçular sitesinden bahsedeceğim. Çalışan 3 bin işçinin %80’ni Kürt göçmeni.Sendikasız, sigortasız çalışırken hiçbir sağlık güvenceleri yok. Kullanılan tüm maddeler kimyasal ve ne gibi zararları olduğu işçilere söylenmiyor. Bir sey olduğunda anlaşmalı kliniklere götürülüp hallediliyor. Kazan dairelerinde kalanlar var. Belediye ile konuşulduğunda iş yerlerinin üzerine gidemiyoruz diyorlar. 6. Özgür Yaşam: Limontepe’de midye işçilerinin yaşadığı sıkıntılar da benzer:sahilde barakalarda kalıyorlar, yemek, çamaşır problemleri var. Bizim bu konuyla ilgili çalışmalarımız sınırlı. Göç-Der’in buradaki kurumlarla ortak iş yapma yönünde eğilimi olur mu?
Öne Çıkan/Tartışılan Konular: Afrikalılar Derneği: Şu anda Hindistan’da, Afgan’da 2 dolara kız çocukları satılıyor. Biz varlığımızı ispat etmeye çalışıyoruz. İslam ülkelerinde kölelik devam ediyor. ABD de kapalı kölelik var. Toplumsal Tarih Vakfı’yla sözlü tarih çalışması yapacağız, biz de tarihimiz de bilmediğimiz şeyleri öğrenmiş olacağız. Göç-Der: Faaliyet alanımız tek başına işçilerle değil, aileye yönelik. Bedava ilaç sağlamaya çalışıyoruz, rahat iş bulunabilmesi için bilgisiyar kurslarımız var. Maddi sıkıntılarımız oluyor, bunları çeşitli projelerle aşmaya çalışıyoruz. Mağdur ailelere ve yaşadıkları sorunlara çözüm üretmeye çalışıyoruz. İmkanlarımız oranında ortaklaşa iş yapmak isteriz. Kürt sorunu çözülmeden, göçmenlerin sorunlarının çözülmesi zor. Koruculuk kaldırılmalı. Buralarda aileler bir göz odada kalıyor. Göç eden ailelere devletin verdiği rakamlar çok komik düzeylerde. Sivil toplum kuruluşlarının da desteklerini bekliyoruz. Süleyman İlyasoğlu: Türkiye AB’ye jandarmalık yapıyor, oraya girilmesini engelliyor. Şu an Balkanlar ve Eski Rusya’dan Moldova’dan göçmenler yoğunlukta.Bunlar hizmet ve turizm sektöründe çalışmaktadırlar.Bugün hiçbir sendika Kürt işçileri için eylem yapmamıştır. Şoven bir bakış hakimdir. Ucuza çalışan Kürt işçileri değil sistemdir düşmanımız olan. |