Anasayfa

Türkiye'de Darbe Kültürü ve Yönetimi

 
 

8. Koordinasyon-  13 Ekim 2007

 

 

 

 Panel: “Türkiye’de Darbe Kültürü ve Yönetimi”

Panelistler: 78’liler Ada-Der (Memik Horuz), Dayanışma Ağı (Çetin Durakanoğlu)

78’liler Ada-Der: Darbe tanımıyla konuşmasına başlayan konuşmacı; darbenin: ordunun devlet yetkesini eline geçirmesi olduğunu ve bütün darbelerin ve ordularında egemen sınıfın hizmetinde olduğunun altını çizdi. Osmanlı döneminden de örnekler vererek ordunun bu topraklarda sürekli siyasete hakim olduğunu vurguladı. Ordunun bu vesayetinin artık bir kültür haline geldiğini, insanlarında hareketlerine dahi sindiğini vurguladı. Feodal ve ataerkil toplumlarda bu vesayetin daha da güçlü olacağını çünkü ataerkil ve feodal kültürün askeri vesayetin kendi içinde meşrulaştırdığını vurguladı. Bütün bunlardan ötürüde ordunun kışlalara çekilmesinin bu etkinin kırılmasında yeterli olamayacağına, kendi kavrayışlarımızın ve algılayışlarımızın değişmesi gerektiğine de değinerek sözlerini bitirdi.

Dayanışma Ağı: Şimdiye kadar darbenin bizlere yaptığını konuşup; bizlerin darbeye karşı neler yaptığımızı ve yapacağımızı konuşmadığımızı söyleyerek sözlerine başladı. Yakın süreçte gerçekleşen hayata dönüş operasyonu ve bu operasyona karşı yeterli tepkinin ortaya çıkarılamamasının, darbenin bize yaptıklarının göstergesi olduğunu böylesi bir operasyonun cunta döneminde dahi yapılamayacağını vurguladı. Türkiye solunun ve muhalefetinin 80 sonrası pompalanan değerleri benimsediğinin de bu tabloda rolü olduğunun altını çizdi. Bizlerin cumhuriyet tarihi ve komünist hareketleri algılayış tarzımızla hesaplaşmadığımızı da vurgulayan konuşmacı 80 darbesindeki yenilginin nedenlerinin sadece ordunun güçlü olması değil de sol içi bölünmenin de etkisinin olduğunu söyledi. 80 sonrasında ciddi kavrayışlar yerine pratik çözümler aradığımızı da vurgulayan konuşmacı bağımsız Kürdistan ve kadın sorununa da değinerek konuşmasını sonlandırdı.

Soru-cevap-görüşler:

- “5 general yargılansın demekle hiç bişey çözülemez, ordunun kışlada kalmasıda devrimci nücadelenin işine yaramaz.”

- “Türbanın yasaklanması sol hareket adına bişey ifade etmeyecektir.”

- Hasan Coşkun: “Devlet sermayenin devletidir. Şimdiki demokrasi ise burjuva demokrasisidir. Bunlşarın tekelci kapitalizmle olan ilgileri sonucu krizler gibi yeni durumlar yaratabiliyor. Ortaya çıkan bu durumalarda darbe gibi kimi yöntemler kullanılarak çözülmeye çalışılyor. Darbeye lanet ederek parlementoya evet deme pozizyonuna düşüyoruz. Böyleleşiklede egemen sınırları kabul etmiş oluyoruz. Parlementerizmi iki burjuva arasından seçmek değil, devleti yıkmak için kullanmalıyız.”

- Sırrı Öztürk: “ Türkiye solu kendisiyle hesaplaşmalı; tarihi, günümüzü yeni bir biçimde algılamalıdır. Tartışmaktan korkmamak gerekir, hatta devrimciliğimiz<i komünizmi tartışmamıoz gerekir. Türkiye solunun yoksul türk ve kürt köylüleriyle diyaloğa geçmesi gerekmektedir. Jhala grupçuluğu ve hizipçiliği bırakıp yerli sentezimizi gerçekleştiremedik.”

- “Dini sömürü ve laik sömürüyü ordu ve hükümetin elinden almalıyız ve devrimci güçler olartak din özgürlüklerinide sömürüden bağımsız olarak savunmalıyız. Burjuvazinin darbe kültüründen kurtulmak nasıl gerçekleşir?”

- “Düzene olan muhalefetin sindirilmesi için ‘havuç mu yoksa kırbaç mı’ yaygarası koparılıyor. Bu faşizmlede beraber olabilir. Halbuki olan biten sınıfsal bir dalaştır.Bu da tarihin başından beri mevcuttur.

- “Hakiki bir sol ayrışması için ne yapılmalı? Dinamiklere etki eden güçler nasıl oalbilir?

- “Sovyetlerin yıkılmasıyla coşkumuz yerini sıradanlığa, umutsuzluğa bıraktı. Sovyet, Arnavutluk vs.gözüyle bakmaktan Anadolu’yu unuttuk. Halnuki Enternasyonele buradan başlamalıydık. Dartne kültürü beynimize, ailemize,ilişkilerimize sinmiştir. Yaşamımızda sosyalist kültürü oluşturmalıyız.

- “Darbeciler yargılansın demek; darbenin sürekliliğini, içimize sinmişliğini unutturmuyormu, buda parlementerizme geçit vermiyormu?

- “Darbe sonrasında din ve vatan sevgisi yaygın bir şekilde geliştirildi. Buda her yerde bir sapmaya yol açtı. Biz bu 12 Eylül sapmasından nasıl kurtuluruz?

- “Militarizmi tartışarak örgütlememiz gerekir.”