
|
KESK ve KESK’E Bağlı Sendikaların Şube ve Merkez Yönetim Kurulu Üyelerine Çağrımızdır! |
||
|
Ümraniye Mayısta Yaşam- 15 Ekim 2007 |
||
|
|
Tüm Bel Sen Genel Merkezi “ekonomik sıkıntılar” adını verdiği ve 4857 Sayılı İş Kanunu hükümlerine dayanarak 15 Temmuz 2007 tarihi itibari ile 8 işçi arkadaşımızı işten attı. Bunu yaparken yıllarca sendikaya emek vermiş, burayı işyerinden öte mücadele alanı olarak gören çalışanlarını karşısına alıp konuşmaktan imtina edip, kargo ile yolladığı “ekonomik gerekçelerle iş aktiniz feshedilmiştir, bundan sonraki yaşamınızda başarılar dileriz” denilen bir yazı ile gerçekleştirmiştir. Atılan işçilerden 5’i Sendikamız Tezkoop-İş üyesi ve yapılmış olan sözleşme gereği “işçi çıkarmalarda veya yaşanabilecek diğer sorunlarda taraf sendikaya bilgi verilip konu müzakere edilir” denilmesine karşın böyle bir görüşme yapma yoluna da gidilmedi. Daha sonraki dönemde zorla da olsa görüşmeyi tercih etti. Sendikamız Tez Koop İş ile Tüm-Bel-Sen Yönetiminin yaptığı bu görüşmede Tüm Bel Sen MYK’sı sendikalı arkadaşların taviz vermesi durumunda düşünebileceklerini söylemişler, arkadaşlarımızın çeşitli ekonomik önermelerine “yetersiz” demişlerdir. Ki sunular öneriler; Toplu İş Sözleşmemizde belirtilen Temmuz ayı zam bedeli olan 55 YTL.den vazgeçme, Giyim yardımının (150 YTL) alınmaması, tüm bunlara karşılık bizler bu kadar özveri gösterirken MYK’nın da bazı özveride bulunması gerektiğini bunların da; İşten çıkartmaların genel kurula kadar bekletilmesi (Genel kurul tarihi Mart 2008), Harcamalarda kısıntıya gidilmesi ( telefon, yemek , vs.), Belediyelerden alacaklı olduğumuz aidatlar için çalışma yapılması, Genel Merkez Yöneticilerinin işyerlerine geri dönmesi yani maaşlarını işyerlerinden alması (merkez yöneticileri profesyonel sendikacı ve maaşlarını sendikadan almaktadır) gibi öneriler sunduk Tezkoop-İş olarak TÜM BEL – SEN’in basında ve kamuoyunda zarar görmemesi, yıpranmaması adına atılacak bütün adımları attık. Yaşanan duyarsızlık nedeniyle 16 Ağustos 2007 tarihinde Tüm Bel Sen Genel Merkezi önünde bir basın açıklaması yaparak konuyu kamuoyuna yansıttık. Bu açıklamada Tüm-Bel-Sen-Yönetimine 1 hafta süre tanınarak, bu süre zarfında da herhangi bir adım atılmadığı takdirde, 22 Ağustos 2007 tarihinde Tüm-Bel-Sen Genel Merkezi önünde yapılacak geniş katılımlı bir basın açıklamasının ardından, işten çıkartılan işçiler oturma eylemi başlatacağımızı bildirdik. Bu bir haftalık sürede de adım atılmadı, 22 Ağustos (eylemin yapılacağı gün) günü eylemden önce Tezkoop-İş olarak son bir görüşme daha gerçekleştirdik. Tüm Bel-Sen MYK’sı işten atılan arkadaşların asgari ücret + 50 YTL ücreti kabul etmeleri halinde işe başlatabileceklerini belirtti. Toplu iş sözleşmesinde geçerli olan ekonomik haklardan faydalanmamak kaydıyla (1,5 maaş ikramiye, yakacak yardımı, eğitim yardımı, giyim yardımı vs.) İşten atılan arkadaşlarımız “ekmek ve iş” kaygısıyla bu öneriye onay verdi. Ki yaşadıkları şehirlerde iş bulmak oldukça zor ve geçindirmeleri gereken aileleri vardı. Yönetim bu öneri kabul edilince bunu MYK toplantısında tartışacaklarını ve sorunun kesin olarak çözüleceğini belirtmiştir. Bu görüşme nedeniyle yapacağımız eylemden vazgeçip, yönetimin toplantı yapmasını bekledik. Ne yazık ki, burada da yanıldık. Yapılan toplantıda sorun çözülemedi, “Bu konuyu Başkanlar Kurulu toplantısında da konuşacağız” gibi oyalamaya dönük yöntemlerle geçiştirmeye başladılar. Kısaca yukarda özetlemeye çalıştığımız ve görüldüğü üzere sorun Tez Koop İş Sendikasının görüşme taleplerini oyalama yöntemiyle bertaraf edilmeye çalışılmış, sorunun ekonomik odaklı olmadığının, Tüm Bel Sen Merkez yönetiminin sendikaya, sendikalaşmaya ve çalışanlara karşı kötü niyetli yaklaştığının açık bir delilidir. Her kurum ekonomik sıkıntı yaşayabilir, ancak her ekonomik sıkıntının zorunlu sonucu çalışanlarının işine son vermek olmamalıdır. Ki canla başla yaratılan “emek” örgütlerinde bunlar konuşulmamalıdır da. Biz, sendika çalışanları olarak bu süreçte; KESK’in fiili ve meşru mücadele hattının gerekliliğini özümsemiş işçiler olarak sorunun medyaya yansıtılmadan çözülmesi için bütün adımlarımızı attık ve ne yazık ki tüm adımlarımız boşa çıktı. Burada bulunan KESK ve bağlı sendikaların şube ve merkez yöneticilerinden ricamız bu sürece müdahalede bulunulmasıdır. Ki işten atmalar olduğu günden bu yana atılan işçilerden 1’i askere gitmiş, 1’i okula başlamış, 1’i tüm ilişiğini kesmiş, 3 çalışan (Kocaeli, Samsun ve Aydın) sendikasız ve sigortasız olarak işlerine devam etmektedir. Kalan 2 çalışan (Mersin ve Antalya Şube çalışanları) 11 Eylül gününden bu yana TÜM BEL – SEN Genel Merkezi önünde oturma eylemi yapmaktadır. Bu acı ve utanç verici durum kayıtsız kalınması durumunda ne yazık ki devam edecektir. Ve bizler sorunun çözümü adına önceden olduğu gibi şimdide “Tüm Çalışanlara Sendika Hakkı ve İş Güvencesi” talebi ile 3 Kasım Ankara Mitinginde sizlerle omuz omuza yürüyeceğiz. Atılan İşçiler Geri Alınsın sloganlarımızla. Atılan İşçiler Geri Alınsın Kurtuluş Yok Tek Başına, Yap Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz! |