Anasayfa

İHD Ankara Şubesi'nden Cezaevlerine Yönelik Basın Açıklaması

 
 

koordinasyon.net-  19 Ekim 2007

 

 

BASINA VE KAMUOYUNA  

Adalet Bakanlığı 20 Ocak 2007 tarihinde 45/1 sayılı bir genelge yayınladı.  

Genelge, F tipi Cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin haftada 5 saat olan birbirleriyle görüşme saatlerinin, 10 saate çıkartılacağına ilişkindi. Üstelik bu hakkın hiçbir disiplin cezasıyla ellerinden alınamayacağı da belirtiliyordu. 

Genelgenin üzerinden 9 ay geçmiş bulunuyor. 

Üç ay önce sizlerle paylaştığımız cezaevi raporunu sunmaya aynı cümlelerle başlamıştık.  

Geçen üç ay içerisinde, üzülerek belirtmeliyiz ki cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinde azalma değil, aksine artış gözlemlemekteyiz. Bu durum hepimiz için kaygılandırıcı bir durumdur. 

İHD Ankara Şube Cezaevi Komisyonu olarak cezaevlerindeki gelişmeleri izlemek ve hak ihlallerini takip etmek adına yürüttüğümüz çalışmalar sonucu oluşturduğumuz, yeni 3 aylık (Temmuz - Ekim 2007) cezaevi raporunu bugün sizlerle paylaşacağız. 

Rapor, İHD Ankara Şube Cezaevi komisyonunun tutuklu ve hükümlülerin mektuplarından edindiği bilgiler, İHD Genel Merkezi ve şubelerine yapılan şahsi başvurular ve basına yansıyan haberlerden yararlanılarak oluşturulmuştur. Mektup ile yapılan başvurular İç Anadolu Bölgesini kapsayacak şekilde değerlendirilmiş, bunun yanı sıra basında çıkan “cezaevlerinde hak ihlalleri” haberleri de taranarak değerlendirilmiştir. 

Geçen üç aylık sürede cezaevlerinde yaşanmaya devam eden hak ihlallerinden bazılarını şöyle sıralayabiliriz: 

  • Adalet Bakanlığı'nın ortak alan kullanımına ilişkin olarak yayınladığı genelge uygulanmamaktadır.

  • 15.09.2007 tarihinde Sincan F Tipi Cezaevinde kapasite eksikliği nedeniyle 70 kişi Kırıkkale F Tipi Cezaevine sevk edilmiştir.  Sevkler apar topar gerçekleştirilmiş, aile ve avukatlarına bilgi verilmemiştir. Hükümlüler, Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nde ziyaretlerine giden avukatlarına, cezaevine getirildikleri andan itibaren infaz koruma memurları tarafından sürekli darp edildiklerini, ağza alınmayacak küfür ve hakaretlere maruz kaldıklarını, aileleriyle görüşme imkânı verilmediğini, idareye verdikleri dilekçelerin yok edildiğini, kamera sistemi henüz çalışmadığından cezaevindeki uygulamalar ve kötü muamelelerin tespit edilemediğini belirtmişlerdir.

  • Münevver Şeker’e 2 Ağustos 2007 tarihinde Malatya Cezaevi’nden, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevkli gelmiştir. Cezaevi girişinde çıplak arama dayatılmıştır. Aramayı kabul etmediği için darp edilmiş, buna rağmen “gardiyanları darp ettiği “iddiasıyla 20 günlük hücre cezası talebiyle hakkında soruşturma açılmıştır. Yani cezaevlerine ilk girişte ve nakillerde, zorla çırılçıplak soyma uygulaması ve kaba dayak devam etmektedir.

  • Sadece İmralı Tek Kişilik Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde uygulanan hükümlü-avukat görüşmesinde resmi gözlemci bulundurma uygulaması diğer cezaevlerine de yayılıyor. Bunun son örneğini Sincan 2 No’lu F Tipi Cezaevi'nde yatmakta olan Şeyhmus Özşubaşı için cezaevi yönetiminin başvurusu ile mahkeme tarafından avukat görüşlerinde resmi gözlemci bulundurma uygulamasıdır. Bu ise savunma hakkının gaspıdır.

  • Telefon ve aile görüşlerine Kürtçe yasağı getirilmekte, Kürtçe konuşulduğunda görüşme kesilmekte, ortak alanlar kullandırılmamaktadır.

  • Olumsuz koşullar ve beslenme yetersizliğinden kaynaklı ciddi sağlık sorunları baş göstermektedir.

  • Haftada bir ya da 2 saat sıcak su verilmekte, temizlik maddeleri karşılanmamaktadır.

  • Tutuklu ve hükümlülerin tedavileri zamanında yapılmamaktadır.

  • Ankara Numune Hastanesi Mahkum Koğuşunda; tuvalet olmadığı için altına kaçıran tutuklunun idrarının paspas ile temizlenmesi, Hepatit C gibi bulaşıcı ve ölümcül hastalık taşıyan tutuklularla diğer hasta tutukluların iç içe tutulması, doktorların ve diğer sağlık personelinin ilgisizliği ve jandarma gözetimi zorunluluğu nedeniyle tahlil ve tetkiklerin aksaması gibi ihlaller yaşanmaya devam etmektedir.

İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Cezaevi Komisyonu olarak, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin takipçisi olacağımızı bir kez daha vurguluyoruz,  

Adalet Bakanlığı’nı genelgenin uygulanması ve cezaevlerinde yaşanan keyfi uygulamalar konusunda sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.  

İHD Ankara Şubesi

Cezaevi Komisyonu