Anasayfa

Allianoi, Munzur, Hasankeyf  Sular Altında Kalmasın Paneli

 
 

8. Koordinasyon -  6 Ekim 2007

 

 

Panel Başlığı: Allianoi, Munzur, Hasankeyf Sular Altında Kalmasın

Panelin İçeriği ve Amacı: (Bir cümle ile) Allianoi, Munzur, Hasankeyf bölgelerinde yapılacak olan barajların kültürel ve çevresel olarak yaratacağı tahribat ve bunun nasıl önlenebileceği.

Panelistler (İsim ve Kurum):

1. Doğal ve Kültürel Çevre için Yaşam Girişimi/ Ahmet Tuncay Karaçorlu

2. İstabul Hasankeyf İnisiyatifi/ Medeni Kırıcı

Panelistlerin Sunumları:

1. Ahmet Tuncay Karaçorlu: Doğal ve kültürel çevreye zarar veren iki örneğe bakacağız. Bunlardan biri İzmir’in Bergama ilçesinde yer alan Allianoi antik kentinin barajlar altında kalarak bölgenin; tarımına, kültürel değerlerine vereceği zarar vurgulandı. 1800 yıl önce kurulmuş olan Allianoi antik kenti sağlık amaçlı kurulmuş bir kenttir ve eserlerin içinde cerahhi aletler, yüzlerce seramik eşya ve değerli eserler bulunmaktadır. Yapılan incelemeler sonucu bu knet I.derece arkeolojik sit olarak kabul edilmiştir. Buna göre bu bölgeyle ilgili yapılan ya da planlanan projlerin durdurulması gerekiyordu kararlar gereğince. DSİ kulaklarını bunlara tıkamış ve yeni seçenekler araştırmamıştır. Baraj ihalalerinin bu tutumlarında tayin edici bir rolü vardır.İMF politikaları ve ticaret sermayesiyle bağlantılı bir durumdur bu. Bugün hukuksal süreç devam ediyor. Biliyoruz ki Hasankeyf’de kazanım olursa burayı da etkileyecektir. Kültür mirasının korunması gerekir. 50-60 yılllık ömrü olan barajlar bölgenin bitki örtüsünü ve hayvanm dokusunu onarılmayacak dercede tahrip edecektir.

2. İstabul Hasankeyf İnisiyatifi/ Medeni Kırıcı: Bu konuyu siyaset ve ticaret endeksli bir bağlamda ele almak istiyorum. Ülkelerarası siyaset ilişkisi ve total yapı gelişmeler üzerinde belirleyicidir. Yapılacak olan bu barajlar sermayenin umurunda değildir. Ticaret aç gözlü ve vahşi bir şekilde hayatımızı etkiliyor. Hasankeyf on medeniyeti içinde barındıran bir mirastır.Kültürel varlığı olan emareler ve bulgulara sahipken bunlar heba ediliyor. Ortak mirasa herkesin sahip çıkması gerekiyor. Bizler bu kadarız, ama çoğalmalıyız. Bugüne kadar siyaetçilerin elle tutulur herhangi bir programı olmadı. DTP bununla ilgili gelişmelere kulak kabartmaktadır, ancak bu noktada sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşüyor. Biz bunun peşini bırakmayacağız. Almanya konsolosluğu önünde bunu duyurduk. 3 milyona yakın imza kampanyası hedefimiz var. Eminönü ve Kadıköy’de standlarımız var. Bu sadece Batmanlıların sorunu değil, tarihsel bir sorumluluktur.

Sorular-Görüşler

1. Anadolu’da Yaşam Koop:Bölgelerde yapılan farklı çalışmalar birleştirilebilir mi?

-Bu buluşmalar biraz da bu iç koordinasyona doğru bizleri götürecektir. Belli temaslarımız var, ancak bunların hissedeilmesi parçalı duruşumuzn aşılması gerek.

2. Mayısta Yaşam Koop: Koordinasyon sitesinde kültür ve çevre başlıklı bir link açılabilir. Yapılan bu çalışmalar orda duyurularak kurumların gündemine girmesi sağlanmış olur.

-Örgütlülük önemlidir, sorunlarımıza bütünsel baktığımız sürece çalışmalarımız doğru bir kanala akacaktır. Öğrencisi, sağlıkçısı biraraya gelmelidir.

3. Munzur Çevre Kültür Derneği Başkanı: Kitle Örgütleri Koordinasyonu programını oluşturanlara, emek verenlere teşekkür ediyorum. Daha da kitleselleşmeyi diliyoruz. Hasankeyf ve Allianoi’daki sorunlar neyse Munzur’dakiler de odur. Bu güçlerin alanlarda da birleşmesi gerekir. İşbirliği içine giremli, iletişim konusunda adımlar atmalıyız.

4. Turgutlu Gündelikçi İşçiler Dayanışma Derneği: Turgutlu’da nikel patlayıcı madde için maden açılacaktır. Bunu da gündem etmenizi istiyoruz.

5. Yeni Dünya İçin Çağrı: Egemenlere ve yaptıklarına karşı verilen cevap birliktelliğimizdir. Yaşanabilir bir dünaya için birlikte bedeller ödeyeceğimizi biliyoruz.