
|
Koordinasyonun Dünü, Bugünü, Yarını Çalışma Atölyesi |
||
|
8. Koordinasyon - 6 Ekim 2007 |
||
|
|
ÇALIŞMA ATÖLYESİ: Koordinasyon'un Dünü, Bugünü, Yarını Atölyenin İçeriği ve Amacı: (Bir cümle ile): Koordinasyona dair soruların, tespit edilen eksikliklerin daha önce yaşanan pratiklere referansla nasıl aşılacağının ve ihtiyaçlar doğrultusunda atılacak adımların netleştirilmesi. Katılımcı Kurumlar: Kurumların Sunumları (Aktarılan Deneyimler, varsa Kullanılan Materyaller): Sanat cephesi KOORDİNASYONA İLİŞKİN DÜŞÜNCE VE ÖNERİLER 1. Koordinasyon’un Ana Hedefi: “Koordinasyon önüne emekçiler arasında çalışma yürüten kurumların dayanışması hedefini koymuştur.” (Broşür, s.15). Dayanışma yadsınamaz bir gerçektir. Ana Hedefi “dayanışma” olarak belirlemek kendi içinde bir zaafiyeti taşır. Broşür bir bütün olarak okunduğunda ve ele alındığında da bu vurgunun ön plana çıkarıldığı görülmektedir. Ana Hedef olarak tek başına “dayanışma” belirlenirse, zamanla Koordinasyon’un ana mantığı ‘Solidarizme’ dönüşebilir. ‘Solidarizme’ dönüşmesinin önlenebilmesi için Ana Hedefe “Sınıfı içi kaynaşma, sınıf içi rekabetin aşılması, sınıf iktidarı ...) eklenmelidir. 2. Koordinasyon’un Koordinasyon Toplantıları Dışında Bir Mekanizmaya İhtiyacı Vardır: Broşür’de “Koordinasyon’un Koordinasyon Toplantıları dışında bir mekanizması yoktur. Koordinasyonun bir parçası olmak için bu toplantılara katılmak gerekli ve yeterli...” (Broşür, s.10) görülmektedir. Koordinasyon toplantıları iki günlük toplantılardır. İki günlük toplantı ile Koordinasyon’un mekanizmasını oluşturmak mümkün değildir. Bir mekanizma sürekli çalışırsa koordinasyon işlevini yerine getirebilir. İki günlük toplantı mekanizma işlevini yerine getiremez. Broşür’de “Koordinasyon’daki kurumların arasındaki eşgüdüm bu toplamtılar aracılığıyla sağlanır. Her kurum diğer kurumları imkanları, ihtiyaçları ve deneyimleri hakkında bilgilendirir. Bu bilgilendirme faaliyeti kurumların deneyimlerini kolektifleştirip zenginleştirir. Aynı zamanda ihtiyaçları ve olanakları birbirini bütünleyen, hedefleri birbiriyle çakışan kurumların ortaklaşa planlar yapmasının zeminini hazırlar.” (Broşür, s.10) denilmektedir. İki günlük, üstelik aynı anda 3-4 etkinliğin olduğu toplantılarda bu işlevin yerine getirilmesi mümkün mü? 3. Kordinasyon’un Kapısının Kimlere Açık Olduğu Daha Net Belirlenmelidir: Broşür’de “Koordinasyonun katılımcıları başlangıta demokratik kitle örgütlerinin işleyişine dair ortak bir kavrayışa sahip olan ve bu temelde işleyen kurumlardı. 2005 Eylül’ünde İzmir’de yapılan Koordinasyon toplantısına katılan kurumlar bu yaklaşımdan vazgeçtiler. Önceden belirlenmiş bu kıstasın koordinasyonu sınırladığına karar verildi. Koordinasyon, işleyişleri nasıl olursa olsun, emekçiler arasında sınıf temelli bir çalışma yürüten, bu türden çalışmalara destek olmak isteyen tüm kurum ve girişimlerin ortak ihtiyacıdır. Bu yüzden emekçiler arasında sınıf temelli bir çalışma yürüten ve dayanışma ihtiyacı hisseden bütün kurumlar ve girişimler Koordinasyon’a katılabilirler, katılmalıdırlar” (Broşür, s11) denilmekte, Koordinasyon’a katılım için asli olarak herhangi bir kriter önerilmemektedir. Koordinasyon’a katılmak
isteyen kurumların Koordinasyon’a katılım statüsünün belirgin olması
gereklidir. Koordinasyon’a geliş ve gidişler ‘elini-kolunu
sallayarak’ olmamalıdır. Bu statüde; a) ilkeler, b) işleyiş, c) üyelik yer almalı ve Koordinasyon’a giriş-çıkışın hukuku belirginleştirilmelidir. 4. Koordinasyon’a Düzenleyici (Çağırıcı)-Katılımcı-Gözlemci Kurumların Statüleri Belirlenmelidir: Düzenleyici kurumlar Koordinasyon’un sürekli üyesi omalıdır. Koordinasyon toplantılarına 2 kez katılan kurumlar, düzenleyici kuruma geçmelidir. Koordinasyon toplantılarına 2 kez gözlemci olarak katılan kurum, koordinasyon toplantılarına tekrar gözlemci kurum olarak katılamaz; toplantılara katılmak isterse katılımcı kurum ya da düzenleyici kurum olarak katılır. 5. Koordinasyon Merkezi Bir Yapıya Kavuşturulmalıdır: Broşür bu konuda iç çelişkilere ve mantık hatalarına düşmektedir. Broşür’ün 12. sayfasında Koordinasyon “Merkezi ve Bağlayıcı Karar Alan Bir Yapı Değildir” başlıklı bölümde, Koordinasyon’un “Merkezi bir yapı” olmadığı belirtiliyor ve “Koordinasyon birbiriyle irtibat kurmak isteyen örgütlerin toplamıdır. Onların toplamından fazla, onlara dışarıdan bakan, talimatlar veren bir üst irade değildir” denilmektedir. Broşür’ün 13. sayfasında ise “Koordinasyonun Merkezi Niteliği Farklıdır” başlıklı bölümde “Koordinasyon’u anlamlı kılan onun merkezi niteliğidir” denilmekte; bir alt paragrafında ise “Asıl sorun yaşadığımız topraklardaki kurumların hepsine hitap edebilen, emekçiler arasındaki dayanışmayı yerel ya da sektör içi dayanışmanın ötesine taşıyabilen bir koordinasyon kurabilmektir. Koordinasyon bu bakımdan merkezi bir nitelik taşır” denilmekte, Koordinasyon’un merkezi niteliğinin olmadığı-oluşmadığı belirtilmektedir. Her iki başlık birbirini olumsuzluyor. Her iki değinme birbirini olumsuzluyor. Broşür’de “Kuruluşundan bu yana görüldü ki, Koordinasyon’a katılan kurumlar arttıkça faaliyetler hem nicelik hem de nitelik olarak gelişme gösteriyor. Daha büyük adımlar atmanın ancak ortak bir hedef ve kaygı çerçevesinde toplanan kitle örgütlerinin dayanışmasıyla mümkün olacağının bilincindeyiz” belirlemesiyle ileri adımların atabilmesi için “katılım ve dayanışma” beklentisine giriliyor. Bu anlayış “Godot’u, Mehdi’yi, Mesih’i” bekleme ‘kaderciliği’ne, kendi görevlerini dışarıdan ne zaman geleceği belli olmayan ‘kitle hareketi’ne bağlama havaleci mantığa benziyor. Bu mantık kendi kitle-taraftarını akıntıya bırakır; geri çekilmenin liberal gevşekliği ve çürümesine yol verir. Bu mantık ileri çıkmanın değil, geri çekilmenin mantığıdır. 6. Koordinasyon Farkına Varmadan Rekabetin Bir Parçası Olduğunu Vurguluyor: Koordinasyon kitle örgütleri arasındaki rekabeti ortadan kaldıracağı iddiasına sahipken ve rekabete karşı çıktığını belirtirken “Koordinasyon kurulacak platformların bir bileşeni değil...platformların Koordinasyon’un katılımcısı olacağıdır” önermesiyle kendisini farkına varmadan rekabetin bir parçasına dönüştürmektedir. Koordinasyon’un içinde bulunduğu durum ve düzeyi, yaptığı çağrışım ve bu çağrışımın yaşamda karşılığının oluşumu için hem biçim olarak, hem de içerik olarak değişim ve dönüşüme ihtiyacı vardır. 78’liler ADADER: Biz bu çalışmaya çok sonra katıldık, daha kısa süreli bir gözlemimiz var. Broşür konusunda çelişkiler olmuş olabilir, tam incelemedim ama bize göre koordinasyon çok yerinde bir davranış. Ülkede bir sürü platform, örgütlenme varken bir yenisini daha çıkarmak yanlış bence, kurumların kendini özgürce ifade ediyor olması çok önemli. Ama merkezileşmesi durumunda bu özgür ortam bozulur. Solidarizme gider mi gitmez mi, koordinasyon devrim yapacağız diyerek kurulmuyor, kendini bir politik örgüt olarak görmüyor. Bu dayanışmanın böylece sürmesi normal, ama bilmem ne köyündeki bir adam dayanışma için gelip burada kendini ifade edebilir, biz de onunla dayanışabiliriz. Herkesin bir devrim iddiası olabilir, ama burası bu haliyle iyi bir yer. Ben buraya A örgütü olarak gelsem çok güzel çalışma yapabilirim ama bunun gibi bir şey olmaz. GKM: Koordinasyonda elbette bir devrim iddiası yok. GKM olarak 4. katılımımız. Bizim ilk sıkıntımız, içeriğinin çok siyasal olmamasıydı. Ama baktık ki, böyle olması daha doğru. Artılar eksiler elbette olacak, ama bizim esas bugünü değerlendirerek önümüzdeki süreçte daha güzel adımlar atmak zorundayız. Her kurumun kendine göre bir merkezi anlayışı var ama bunu koordinasyona mal edersek doğru olmaz. İl koordinasyonları vardır, her ilin kendi içinde bir iç çalışması zaten var. Biz zaten yıllardır bunun sıkıntısını yaşıyoruz, devrimci siyasetler platformlara girer ve hemen birbirimizi yeriz. Ama koordinasyon, platformlar gibi geçici değil. Zaten DKÖ’lerin bir demokratik işleyişi var. İşte bugün başladık, paneller vs. Her panelden sonra şöyle olsa iyi olurdu deniyor, demek ki ileriye doğru bir gidiş var. Çünkü eleştiriye açık bir yer burası. 2 sene önce 20 kurum vardı ama şimdi 70’in üzerinde kurum var. Merkezi olarak her kurum kendini özgürce ifade etmelidir. Her kurum aynı etkinlikte yer almak zorunda değil, güzel olan da bu, ama kendi aralarında istediklerini yapabilirler. Böyle olursa ileride içeriğini geliştirebiliriz, siyasal konuları sınıfın sorunlarını tartışabiliriz. Ama uzun vadeli düşünmek gerek. 78’liler ADA-Der (H.Coşkun): 25 yıllık devrimcilik hayatımda görüyorum ki bu koordinasyon alışılmışın dışında bir şey. O yüzden sürekli büyüyor. İlk katıldığım zamanla bugün arasında baktığımda kapsayıcılığının büyümesi, koordinasyonun esnekliğinden geliyor. Daha önce alışkanlık olan platformlar vs. olmadığından büyüyor. Koordinasyon şimdiye kadar, olanaksızlığın bertaraf edilmesi için dayanışmayı örgütledi. Olanakların ve deney aktarımlarının ortaklaştırılması sonucu biz Mudanya’daki kurumun ne yaptığını öğrenebiliyoruz.. Koordinasyon, Limter-İş’e dönük saldırılarda destek oldu. Kitleyi taşıma meselesinde yaptırımcı olmuyor, ama bir şey varsa katılımcılar kendileri karar veriyor. Burası siyasi örgütlerin buluştuğu bir koordinasyon değil. Yine koordinasyon ayrı duralım birlikte vuralım diyerek ajitasyon propagandada serbestlik diyerek ortak eylemler, piknikler etkinlikler örgütledi. Kitle örgütlerinin inisiyatifini geliştirecek kadar devrimcidir. Ben Sanat Cephesi’nin eleştirilerini bir kenara atalım demiyorum. Broşür üzerinden eleştiri getirmek gelişmenin göstergesidir. Kitle örgütleri koordinasyonu; Olanaksızlıkların
bertaraf edilmesi için, Koordinasyon çalışmasını başlatanlar doğru bir iş yaptılar, bu çalışmaya katılanlar da güçlendirdiler. Bunu daha ileriye taşımak için Web sitesini daha iyi
kullanmak, Avusturya Dayanışma Derneği: Bizim ikinci katılımımız. Dünya geneline baktığımızda sürekli yeni oluşumlar türetiliyor, biz ilk duyduğumuzda “yeni bir kısır girişim mi yaratılıyor?” dedik. Ama biz gelince şunu gördük. Hiçbir kurumun işleyişine bakmadan karışmadan sorunları konuşmak çok anlamlı. Biz Avusturya’dan başka kurumları da getirmek istedik bu kez olmadı ama bir sonrakinde getirmeye çalışacağız. Karşılıklı birbirimizin ihtiyacı olan konuları konuşacağız. Bu azimle çalışırsak bir şeyler olacağına inanıyorum. 9. buluşmada görüşmek dileğiyle. Gülsuyu-Gülensu Dayanışma İnisiyatifi: Biz bir festival organize ettik, ama istediğimiz gibi geçmedi. Sarıgazi’de kendi kendini örgütleyen bir deneyim yaşanmış, biz bunu nasıl yaptılar öğrenmek istiyoruz. Ve bu açıdan koordinasyon bir kitaplık gibi bizim için. İhtiyaçlarını temin edebildiğin bir kitaplık. Mayısta Yaşam: 1- Bizim önerimiz,
koordinasyonun web sitesinde 35 üye kurum görünüyor, ama yazan yok
bunun yaygınlaştırılması lazım. Böyle olursa toplantılara daha
donanımlı geliriz ve zaman kazanırız. Deri İşçileri Derneği: 80 öncesinde birbirimizi vuruyorduk, ama şimdi birbirimizi dinleyebiliyoruz dayanışabiliyoruz. Benim ikinci katılışım ve Lider Deri’de direniş başladı ko, başarılı olamadı ama ileride neden başarı sağlayamayalım? Koordinasyon birbirimize fikirlerimizi iletmemizi ve dayanışmamızı sağlıyor. Bizce koordinasyonun eleştirilecek hiçbir yanı yok! Güneşin Sofrası: Biz 4.toplantıdan beri gücümüz oranında katılmaya çalışıyoruz. Bizim üzerinde durduğumuz şey, düşünüş tarzında bazı bozukluklar var ve bir zihniyet değişimi için neler yapılabilir? Varolanlardan farklı bir çalışma nasıl yapılabilir? Biz kurumlaşmaya çalışırken Mayısta Yaşamdan, Anadoluda Yaşamdan çok destek aldık. Önemli olan her türlü eleştiriye karşı kaşlarımızı çatmadan yanıt verebilmek ve dar grup siyaseti yapmadan temel oluşturup toplumsal faaliyetler geliştirmek gerekiyor. Bu kolay değil, çünkü kökleşmiş anlayışlar var. 1-2 toplantıda çözülemeyeceğini biliyorduk ve 4. toplantıdan beri katılım gittikçe artıyor. Biz pratikler üzerinde bir görüş belirtmenin daha anlamlı olacağını düşündük. Nitekim 7.toplantıda demokrasi konusunda eksiklikler vardı, biz arkadaşlarımızı çağırdık, şu meseleler çözülmezse başarılı olamayız diye konuştuk. Bizim en çok üzerinde durduğumuz konu bu. Bu yüzden dar grupçu anlayışlar yerine genel anlamda halkın ihtiyacı gözetilmeli, toplumsal siyaset ekseninde projeler geliştirmek lazım. Gelinen aşamada yine eksiklikler var, ama bu koordinasyonun anlamsız olduğunu göstermiyor. Geçenlerde kısa bir metinle belirttik. Demokrasi bilinci ve bunun pratikte oturması meselesi var ki, şimdiye kadarki dar grup demokrasisinden daha kapsayıcı bir ilkeden hareket etmemiz gerekiyor. “Benim ihtiyacım bu, ama şu kurumun ihtiyacı ne acaba?” demek lazım. Gövde büyür ama beyin yeterince işlevli olmazsa bir işe yaramaz. Bence bu konuda birbirimizi anlamamız gerekir. Başka Kültürevi: Biz ağustos ayından beri çalışmalardan haberdarız. ÖSS karşıtı miting bizim için çok önemli ve bu miting buradan çıktı. Bence yazılı şeyler üzerinden tartışmak yanlış olabilir. Biz Başka Kültür evi olarak siyasi faaliyeti başka yerde yapıyoruz, burası oraya katkı sunuyor. Biz gele gide yol arkadaşlarımızı tanıdık. Ben burayı koordinasyon olmasaydı öğrenemeyecektim. Mesela Tuzla’da yıkım oldu haberdar olduk. Bundan sonra İzmir’de yıkım olduğunda sizi arayacağız. Sizi de Taksim’e bekleriz. Bizce tüm bunlar çok kıymetli. GKM: Bizce koordinasyonun daha iyi çalışma yapmasından bahsetmemiz gerekiyor. Geçen şubat ayında bir koordinasyon toplantısı oldu bir gündem belirlemiştik bizim bir önerimiz olmuştu. Biz daha deneyimli kurumlardan faşist saldırılar konusunda nasıl faydalanabiliriz diye sormuştuk. Bu toplantının işi değil demişlerdi. Bizce çok gevşek, disiplinsiz rehavet içinde bir işleyişin ileriye dönük bir adım atması çok zor. Birbirimizi tanımak, birbirimizden faydalanmak çok önemli, ancak ileriye dönük bir çalışma için yalpalamamak için bir programa ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Bunlar zaten olur, diye bakmayı da sakıncalı görüyorum. Turgutlu Gündelikçi İşçiler Derneği: Yaptığımız çalışmalar birbirinden farklı da olsa, istersek milletvekilini ayağımıza getiriyoruz. İstersek meclisin kapısına da dayanırız. Az önce bir arkadaş dedi, Kadıköy’de bir eylem olsun bence Türkiye’nin iç barışı için çok güzel. Bence iki ayda bir olmalı. Avusturya ADA-Der: Biz
büyüdükçe ihtiyaçlar da büyüyor. Avusturya’da konuştuk,
koordinasyonu bizim için bir hazine olarak görüyoruz. Biz 2 gün
misafir olalım, gezip gidelim diye gelmiyoruz. Koordinasyonun bizim
için bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyoruz. Şu anda benim 5
arkadaşım, 170 kurumun toplandığı bir toplantıya katılmış durumdalar.
Orada Türkiye’ye dönük bir şey olursa ne mutlu bize. Öneri: Tartışma ilk kez bu toplantıda açıldığı ve kurumların kendi değerlendirmelerini henüz yapmamış olmaları ve sürenin de kısıtlı olması gerekçesiyle toplantı web sitesi üzerinden tartışılmak üzere ertelendi.
|