
|
Özgür Yaşam- 26 Kasım 2007 |
||
|
|
Merhaba Arkadaşlar Ben Mustafa Olpak. Ellibeş yaşımdan sonra yakın tarihimiz ile ilgili unutulmaya yüz tutmuş konuları su yüzüne sizlerinde yardımı ile çıkartmaya çalışıyorum. Yakın gecmişe bir bakın. Hani televizyonların siyah beyaz dönemlerini düşünün. Arap bacıları, zengin veletlerin her istediğini yapan her kaprisini sineye ceken tüm azarlamalara boyun eğen... Hani cocukken gündüz feneri ya da yağmur yağıyor seller akıyor arapkızı camdan bakıyor dediğimiz o insanların nerden gelip nasıl yaşadıklarını ne yazıkki bir coğumuz düşünmedik. Oysa bu deyimlere ben cocukken hep ağlardım, anneme ya da teyzemlere sorardım bizim rengimiz neden böyle diye. Gariplerim cevap veremezlerdi, onlar toplumda yer edinebilmek icin öz gecmişlerini reddetmek unutmak istiyorlardı. Kac defa şahit oldum komşularımız anneme siz zencisiniz dediklerinde annem ısrarla zenci olmadıklarını arap olduklarını fakat koyu arap olduklarını, osmanlı imparatorluluğunu komşulara izah etmeye calışırdı. Oysa ne komşular zencinin ne demek olduğunu bilir ne de annem arabın ne demek olduğunu bilirdi. Bütün bu konuların araştırılması tüm dünyada olduğu gibi Anadoluda da ücüncü kuşaklara kaldı. Ben de bir ücüncü kuşak olarak sorumluluğumu yapmaya calışıyorum. Tabii ki bunu yaparken Anadolu insanının yakın tarihini de göstermeye calışıyorum. Yüzleşmek zorunda olduğumuz resmi tarihte olmayan konulara işaret etmeye calışıyorum. Benim dedem ninem Osmanlı'nın son köleleriydi diyen kişiyim. Ya da bazılarınca Osmanlı'ya comak sokan adam. Ne derlerse desinler istense de istenmesede yüzleşmek zorunda olduğumuz bir konu bu. Dedem ve ninem gibi onbinlercesi kendilerinin secmedikleri bir yaşama sürüklenmişler ve birinci kuşaklar tüm eziyeti ile o yaşama katlanmak zorunda kalmışlar. Ancak kendilerinin nerden gelip nasıl yaşadıklarını da torunlarına anlatma gayreti icindeydiler. Kimileri dedem yada ninem gibi inatla kendi ana dillerini kültürlerini ölünceye kadar sürdürdüler. Bir yıl önce kurduğumuz Afrikalılar Dayanışma Kültür ve Yardımlaşma Derneğimizin amacı da Anadolu kültürüne zenginlik katan Afrikalıların gelenekleri kültürlerini araştırırken bilinmeyen Osmanlı kölelik sistemi ile yüzleşmek kısacası anadolu halkının yakın tarihi ile yüzleşmesini sağlamak, yok olmaya yüz tutmuş kültürümüze sahip cıkmak, insan olma hakkımızı kullanıp kafir olmamaya calışmaktı. Gectiğimiz günlerde artan şiddet olaylarından ne yazık ki derneğimiz bile nasibini aldı. Ayvalık'taki merkez büromuz itfaiyenin raporuna göre elektirik kacağından yandı. Aynı kattaki DTP, Ayvalık Halkevi ve Muhtarlar Derneği de yandı. Şu anda kullanılamaz durumda, birilerinin ekmeğine yine yağ sürüldü. Şiddet kullanarak kaos ortamı yaratılmak isteniyor, tüm bunlar yaşanırken emperyalistler ellerini ovuşturuyor. Bu oyunları tüm emekten yana güclerin daha fazla dayanışması ile bozmak mümkün. Bunun önümüzdeki günler çıkacak olan dernek takvimlerimizin bağış karşılığı dağıtımında da gösterileceğini umuyorum. Emekten yana olan herkesi selamlıyorum Mustafa Olpak
|